1899 yılından bugüne insanlara heyecan verici teknolojileri ve çekici stillere sahip otomobilleri ile
başyapıtlar sunan Fiat, şimdi ise bu başyapıtlara ve hayatımıza yön veren akımları, dijital dünya estetiğine yaraşır
bir şekilde anlatan; Fiat Magazin ile karşınızda. İlk sayısı "Şehirden Kaçış" ile büyük bir beğeni toplayan
Fiat Magazin, yeni sayısı Orjinali Keşfet ile size bir tarz ikonunu tekrar keşfetmeye çağırıyor...

İkonlar asla eskimez, zamana ayak uydurur. 60 yıldan uzun süredir İtalyan ruhunu ve tarzını yansıtan
karakteriyle ikonlaşmış Fiat 500, yeni yüzüyle karşınızda. Yeni 500 serisi, eskisinden daha cesur ve
baştan çıkarıcı görünümüyle dünyayı selamlamaya hazır.

Peki siz bu büyüleyici ikon tarafından yeniden fethedilmeye hazır mısınız?

KALABALIKTAN SIYRILMAK
TARZ OLMAK ASLINDA ÇOK BASİTTİR.
BİR TARZINIZ VARDIR, YA DA YOKTUR.
Ne zaman ki tekdüzelikten sıyrılıp, kendi tarzını yaratırsan; o zaman daha çok dikkat çeker ve beğenilirsin. Birçok kişinin kendini kaybettiği sıradanlıkta, farklı olmak, kendi tarzını yansıtırken içinden geldiği gibi yaşamak ve bunun sana yakıştığına inanmak, seni başarıya götüren ilk etken olacaktır.

Hayatını ve hayatındakileri kişiselleştirmeye başladıkça daha mutlu olduğunu;
kalabalıktan sıyrıldıkça da daha özgür olacağını fark edeceksin.

Arzu ettiğince ve ettiklerinle yaşa.

Madonna şarkıcı olmak için New York’a kaçtığında 19 yaşındaydı. Üstelik cebinde sadece 35 doları vardı. O günlerde hayatını bilinmeze doğru cesurca süren Madonna bugün tarzıyla dünyayı kitleler halinde peşinden sürüklüyor.

Dünya sinema tarihinin en önemli isimlerinden Steven Spielberg, gençliğinde sinemaya ilgi duymaya başladığında sadece bir sinema okulu tarafından 3 kere reddedilmişti. Sonra zoraki girdiği başka bir sinema okulundan yönetmen olmak için ayrıldı.

Kendi yolunu çizmeye başladıktan sonra ise gerçek Spielberg oldu. Üstelik yarıda bıraktığı okulunu 30 sene sonra tamamlayarak diploma töreninin tadını çıkardı.
Oprah Winfrey Mississippi’nin Kosciusko kasabasında doğdunda eminiz ki aklında Dünya’nın tek siyahi milyarderi olma fikri yoktu. Oprah televizyon kariyerinin ilk senelerinde birçok medya patronu tarafından vücut ölçüleri ve ten rengi nedeniyle eleştirilere hatta hakaretlere maruz bırakıldı. Fakat o, toplumun dayattığı ölçülere sığmayacağını dünyanın en çok kazanan ve izlenen talk-show programını gerçekleştirerek kanıtladı.

Oprah, kendini farklılaştırmakla ve tarzını yaratmakla kalmadı, tüm dünyaya bir şeyleri ispat etme başarısını da gösterdi.

Silikon Vadisi’nde pamuk eker gibi dijital bilgisayar üretildiği yıllarda, genç beyinlerin takım elbiseli ağır ağabeylere fikir satmaya çalıştığı bir devirde, makine üreten insanların makineleştiği zamanda ortaya kendini tamamen her şeyden tamamen farklılaştıran, makinenin yapaylığından uzak, doğaya yakın bir dahi çıktı. O dahinin adı şüphesiz ki Steve Jobs. Jobs aklını, kalbini ve hayatını doğayla bütünleştirdi ve dünyanın en doğal, yalın makinelerini üretti.
Daha dört yaşındayken piyano çalmaya başlayan fakat ardından Katolik eğitimi veren bir kız okuluna yazdırılan; italyan kızı, Stefani Joanne Angelina Germanotta'ya yani Lady Gaga'ya hiçbir şey engel olamadı. İlk piyano eserini yazdığında on üç yaşındaydı. O, onu sevenlerin karşısına her çıkışında farklı olmayı asla ihmal etmedi. Ve pop dünyasının en aykırı kızı olarak ismini tarihe kazıdı.
Dünyada her gün yeni Madonnalar, Spielbergler, Oprahlar ve Steveler yetişecek. Gerçek ikonlar toplum tarafından yaratılmamış aksine kendi kendilerini yaratmışlardır. Elbette ki işe en zor noktasından koyulmadılar. Belki Madonna önce cesaret edip kulağını deldirdi, Oprah arkadaşlarını güldürdü, Jobs ise babasının tamir ettiği arabaları kendisine göre modernize etti.

Sen de artık toplumun dayattıklarını bir kenara bırak. Unutma sesini duyurmak istiyorsan kalabalıklar arasında sessiz çığlıklar atmana gerek yok, eğer kalabalıktan uzaklaşırsan sadece fısıldaman yeterli…

Fiat 500 de piayasaya çıktığı ilk günden beri kalabalıktan sıyrılmaktan, farklı olmaktan bir gün bile vazgeçmedi. Hatta öyle ki; kendi içerisinde bile bambaşka hallere büründü.